The Last Of Us Part II Neden Bu Kadar Beğenilmedi? (Spoiler)

0

Hiç şüphesiz ki yılın en çok beklenilen oyunu The Last Of Us Part II en sonunda çıktı. Çıkmasına çıktı fakat beklentileri karşıladı mı? Serinin ilk oyununun efsane hikayesine ve senaryosunun yanına yaklaştı mı bugün sizlerle beraber bunu tartışacağız.

  •  Büyük Beklentiler!

Dürüst olalım oyun, geçtiğimiz senenin E3 lansmanında tanıtıldığı zaman oyunu oynayan veya oynamayan birçok kişi heyecandan aklını kaybetti. Haklılar da inanılmaz bir ambians, göz alıcı grafikler, inanılmaz bir yapay zeka ve bunların hepsinin yanında bir de Türkçe dublaj seçeneğinin de oyuna eklenmesi ile Türk oyun severler için The Last Of Us Part II adeta biçilmiş bir kaftan haline geldi. İlk oyundan da hatırlayacağımız üzere oyundaki düşman yapay zekaları gerçekten vasat bir haldeydi. Dibinden geçtiğimiz halde bizi görmeyen düşmanlardan tutun da, bir düşmanı öldürdüğünüz halde yanında olmasına rağmen avel gibi bakan bir diğer düşmana kadar oyunda bir çok saçma glitch mi desem yoksa oyunu daha kolay hale getirmek amacı ile yapılmış beyin özürlü düşmanlarımı artık siz karar verin.

Fakat bu seride bütün bu saymış olduğum hadiseler tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Oyundaki düşmanların adeta gerçek hayatta olduğunuzu ve kıyamet sonrası temasını bizim iliklerimize kadar hissettirmek ile kalmayıp, bizlere gerçekçi bir oyun deneyimi sunmuşlar. Oyunda bir düşmanı etkisiz hale getirdiğimiz takdirde diğer düşmanlar onun kaybolduğunu veya öldüğünden şüphe ettikleri zaman kendi aralarında ”Olamaz Mehmet ölmüş” gibisinden diyaloglar ediyorlardı. Oyunda cidden şunu çok fazla duydum ya şaka gibi gerçekten. Geçen oyundaki düşmanların sizi görme şansıda git gide artmak ile kalmayıp tek bir yanlış hareketinizde gerilimi daha fazla iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Oyunun öldürme mekaniklerinde de inanılmaz değişikliklere gidilmiş. Düşmanı sinsi bir şekilde Takedown yapacağınız zaman düşmanın yüzündeki mimikler, öldüğü zamanki son nefesini verdiği ızdıraplı bir ses tonu ve acı çekme ifadesine kadar en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. O kadar gerçekçi  yüz animasyonları var ki düşman öldürdüğüm zaman sanki gerçek hayatta birini öldürmüş veya gırtlağına çakı sokmuş gibi hissettim.

Oyunun grafiklerine zaten kimsenin bir şey diyeceğini düşünmüyorum. Naughty Dog‘un en iyi yapmış olduğu şeylerden biride bizlere harika ambianslar sunup bizleri göz orgazmı geçirtmek. Oyunda bazen kendimi kaybedip doğanın ve yok olan dünyanın her ayrıntısını inceledim.

  • SENARYO BAKIMINDAN BİRÇOK KİŞİ TARAFINDAN TAŞA TUTULDU!

Şimdi oyunun yeniliklerini övdüm diye birçoğunuz oyunu gene ilk oyun gibi kusursuz olacağını düşünüyor. Maalesef oyunun senaryosu ve hikayesi ilk oyuna nazaran çok fazla sönük kalmış arkadaşlar. Özellikle hikaye akışındaki tutarsızlıklar oyuncuları çileden çıkarmak ile kalmayıp oyundan nefret etmelerini sağladı. Oyunun yapımcısı ve Yazarı Neil Druckman oyunun harika grafiklerine ve inanılmaz mekaniklerine fazla güvenmiş olmalı ki,  adeta DLC havasında bir senaryo yazmış. Serinin ana karakteri, demir başı, yaşlı kurt Joel‘u adeta bir paçavra gibi hacamat etmeleri beni oynarken çileden çıkardı. Bunu yapan ise kıçına günde üç doz steroid basmış halterci olan bir kız. Bu seriyi sevmemin tek ana sebebi olan Joel’u henüz oyunun en başlarında bir paçavra gibi katletmeleri beni kahretti. Oyun sürekli Flashbacklar ile Joel’u anmamızı ve ilk oyunda Ellie‘ye vermiş olduğu sözleri tuttuğunu görsek de gene oyuncuların gönlünü alamadı. Üstüne üstlük bütün kinim ve nefretimin taze olduğu Abby‘nin de saçma hayat hikayesini gözümüze gözümüze sokup oyunun neredeyse çeyreğini onunla oynadığımız bu kızı oyunda iyi biri gibi göstermeye çalışmışlar. Joel‘u kızını kaybettiği için karşına Ellie‘yi çıkardığında onda kendi öz kızını görüp onu benimsemesi ve koruması zaten bu oyunu efsaneler arasına sokan şeylerden biriydi. Şimdi sen bu oyunu bunca zaman boyunca sırf bu harika ikili için oynayan oyuncuların duyguları ile oynayıp oda yetmezmiş gibi aynı teraneyi Abby üzerinde de yaparsan doğal olarak linç yersin.

Ellie‘ye gelecek olursak eşcinsel biri olup sulu kule dilencilerine benzettiğim Dina ile beraber bir aşk üçgeni içerisinde görmekteyiz. Joel‘un ölümünden kendini sorumlu tutan Ellie‘nin intikam almak için Abby ve adamlarını öldürmek için Dina ile beraber yola koyuluyorlar. Bu yolda Joel‘un kardeşi Tommy‘yi de arayarak intikam almak isteyen Ellie malum sahneye gelince maalesef Joel‘ın zamanında Ellie için yaptıklarını zamanı gelince yapmadı maalesef ulan adam senin için yaralı halde olduğu halde koca orduyu hacamat etti be ameliyat masasından aldı seni koskoca bir örgütü karşısına alıp. Sen ne yaptın peki? Nerde o ilk oyunda ki hırçın ve gözük pek çok bilmiş velet? Ellie‘yı hiç beğenmedim arkadaşlar oyun senaryo bakımından hevesimi çok kursağımda bıraktı maalesef.  Karakterler o kadar sönük kalmış ki sanki ek paket de ki bir görevi oynuyor gibi hissettim kendimi.

  • Özetlersek..

Oyun bana göre ilk oyunun senaryosunu ve hikayesinin yanına dahi yaklaşamaz. Fakat Devrimsel grafiklerin, vuruş hissiyatı, düşmanların inanılmaz yapay zekalarının olup sizi adeta kişisel bir olayın içinde gibi hissettiren bu oyunu her türlü saçma sapan hikayelere rağmen oynamanızı ve bu inanılmaz oynanış mekaniklerini denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.